Transfer fiyatlandırması nedir sorusunun kısa cevabı şöyle: Transfer fiyatlandırması, aynı gruba bağlı veya birbiriyle ilişkili kişilerin kendi aralarında yaptığı mal, hizmet, kira ve borç işlemlerinde uyguladığı fiyattır. Vergi mevzuatı bu fiyatın, taraflar arasında hiçbir ilişki olmasaydı oluşacak piyasa fiyatına uygun olmasını ister. Fiyat bu ilkeden saparsa, aradaki fark kazancın gizlice dağıtılması sayılır ve vergilendirilir.
Konu en çok yabancı ortaklı şirketleri ilgilendirir. Yurt dışındaki ana şirketten ürün alan, ona yazılım veya danışmanlık hizmeti veren ya da ondan borç kullanan bir Türk şirketi, her faturada bu kurala tabidir. Bu yazıda ilişkili kişi kavramını, emsal fiyatın nasıl bulunduğunu, kanundaki yöntemleri ve hangi şirketin hangi raporu hazırlaması gerektiğini sırayla anlatıyoruz.
Özet
Öne Çıkanlar
- Transfer fiyatlandırması nedir sorusunun hukuki dayanağı 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 13. maddesidir.
- Ortaklık kanalıyla kurulan ilişkilerde taraflar, en az %10 oranında ortaklık, oy veya kâr payı hakkı varsa ilişkili kişi sayılır.
- Kanun beş yöntem tanır: karşılaştırılabilir fiyat, maliyet artı, yeniden satış fiyatı, işlemsel kâr yöntemleri ve bunlarla sonuca ulaşılamıyorsa mükellefin belirleyeceği yöntem.
- Belgelendirme yükümlülüğünü tam ve zamanında yerine getiren kurumlarda, transfer fiyatlandırmasından doğan vergi ziyaı cezası %50 indirimli uygulanır.
- Çok uluslu gruba bağlı ve aktif toplamı ile net satışlarının ikisi de 500 milyon TL ve üzerinde olan kurumlar bunlara ek olarak genel rapor hazırlar.
Transfer fiyatlandırması nedir ve neden vergi konusu olur?
Transfer fiyatlandırması, ilişkili şirketler arasındaki işlemlerde fiyatın nasıl belirlendiği ve bu fiyatın vergi açısından kabul edilip edilmediği meselesidir. Vergi idaresi, gruptaki şirketlerin kârı fiyat üzerinden düşük vergili bir ülkeye veya zarar eden bir şirkete kaydırmasını engellemek ister. Bu yüzden ilişkili taraflar arasındaki fiyat, bağımsız iki şirketin pazarlıkla varacağı fiyatla karşılaştırılır.
Transfer fiyatlandırmasında öne çıkan sayılar
Kaynak: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu md. 13, 1 Seri No.lu Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı Hakkında Genel Tebliğ
Basit bir örnekle düşünelim. Türkiye’deki bir dağıtım şirketi, yurt dışındaki ana şirketinden bir ürünü piyasa fiyatının çok üzerinde satın alırsa, Türkiye’deki kâr azalır ve vergi matrahı küçülür. Aynı kâr ana şirketin ülkesinde ortaya çıkar. Kanun bu durumda aradaki farkı, Türkiye’deki şirketin ortağına örtülü olarak dağıttığı kazanç kabul eder.
Kural yalnızca mal alım satımıyla sınırlı değildir. 5520 sayılı Kanun’un 13. maddesine göre alım, satım, imalat ve inşaat işlemleri, kiralama, ödünç para alınması ve verilmesi, ikramiye ve ücret gibi ödemeler her durumda mal veya hizmet alım satımı sayılır. Grup içi yönetim ücreti, lisans bedeli ve şirketler arası cari hesaptan kullandırılan borç da bu kapsamdadır.
Maddenin yürürlükteki metnine 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu (mevzuat.gov.tr) üzerinden ulaşabilirsiniz. Kurumlar vergisinin genel yapısını, matrahı ve oranlarını ise kurumlar vergisi nedir yazımızda ayrıntılı anlattık.
İlişkili kişi ne demek, %10 eşiği nasıl uygulanır?
İlişkili kişi, kurumun kendi ortakları ile kurumun veya ortaklarının yönetim, denetim ya da sermaye bakımından doğrudan veya dolaylı bağlı olduğu ya da nüfuzu altında tuttuğu gerçek kişi ve kurumlardır. Ortağın eşi, ortağın ve eşinin üstsoy ve altsoyu ile üçüncü derece dahil kan ve kayın hısımları da ilişkili kişi sayılır. Tanım geniştir; grup şirketleri kadar aile bağlarını da içine alır.
İlişkili kişi ne demek sorusunda en çok karıştırılan nokta oran şartıdır. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’na göre ilişki ortaklık kanalıyla kuruluyorsa, örtülü kazanç kapsamına girmek için en az %10 oranında ortaklık, oy veya kâr payı hakkı aranır. Ortaklık olmadan da en az %10 oy veya kâr payı hakkı varsa taraflar ilişkili sayılır ve ilişkili kişilerin payları topluca dikkate alınır.
Bir ayrıntı daha var. Cumhurbaşkanınca ilan edilen ülke veya bölgelerde bulunan kişilerle yapılan bütün işlemler, ortaklık bağı olmasa da ilişkili kişi işlemi kabul edilir. Bu düzenleme, vergilendirme kapasitesi Türkiye ile aynı düzeyde olmayan ve bilgi değişimine kapalı yerlere yönelik bir güvenlik önlemidir.
Emsal fiyat nedir, emsallere uygunluk ilkesi nasıl işler?
Emsal fiyat, ilişkili kişiler arasındaki bir işlemde, taraflar arasında hiçbir ilişki bulunmasaydı oluşacak fiyat veya bedeldir. Kanun bunu emsallere uygunluk ilkesi olarak tanımlar; uluslararası literatürdeki adı “arm’s length” ilkesidir. Emsal fiyat nedir diye soran birine verilecek pratik cevap şudur: bağımsız bir müşteriye uygulayacağınız fiyat.
Emsal fiyatı bulmak için önce işlemin kendisi tanımlanır. Satılan şey nedir, taraflar hangi işlevi üstlenir, stok, kur veya tahsilat riskini kim taşır, sözleşme şartları nelerdir? Ardından aynı veya benzer koşullardaki bağımsız işlemler aranır. Karşılaştırma ne kadar benzer işlemlerle yapılırsa, sonuç vergi incelemesinde o kadar savunulabilir olur.
Kanun, bu hesaplamalara ait kayıt, cetvel ve belgelerin ispat edici kâğıt olarak saklanmasını zorunlu tutar. Yani emsale uygun fiyat uygulamak yetmez, bunun nasıl bulunduğunu da belgelemek gerekir. Sahada en sık karşılaştığımız eksik de budur: fiyat makul olsa bile hesabın dayanağı dosyada yoktur.
Emsal analizinde kullanılan finansal veriler, şirketin mali tablolarından gelir. Yabancı ortaklı şirketlerde ana şirket raporlamasının çoğu zaman uluslararası standartlarla hazırlandığını hatırlatalım; iki raporlama dili arasındaki farkları TFRS nedir yazımızda anlattık.

Transfer fiyatlandırması yöntemleri: kanundaki 5 seçenek
Kanun, ilişkili kişi işleminde fiyatı belirlemek için işlemin mahiyetine en uygun yöntemin seçilmesini ister. Transfer fiyatlandırması yöntemleri arasında hiyerarşi kurulmamıştır; seçimi işlemin türü ve elde edilebilen karşılaştırma verisi belirler. Aşağıda beş seçeneği kanundaki sırasıyla özetliyoruz.
1. Karşılaştırılabilir fiyat yöntemi
Bu yöntemde ilişkili kişiye uygulanan fiyat, bağımsız kişilerin karşılaştırılabilir bir mal veya hizmet için kendi aralarında uyguladığı piyasa fiyatıyla karşılaştırılır. Aynı ürünü hem grup şirketine hem bağımsız bir müşteriye satan şirketler için en doğrudan yoldur. Ürün, miktar, teslim ve ödeme koşulları farklılaştıkça yöntemin gücü azalır.
2. Maliyet artı yöntemi
Maliyet artı yönteminde emsal fiyat, mal veya hizmetin maliyetine makul bir brüt kâr oranı eklenerek bulunur. Grup için fason üretim yapan ya da ana şirkete destek hizmeti veren Türk şirketlerinde sık kullanılır. Hangi maliyetlerin tabana gireceği ve kâr oranının nasıl belirlendiği, yöntemin asıl tartışma noktasıdır.
3. Yeniden satış fiyatı yöntemi
Bu yöntem, ilişkili kişiden alınan malın bağımsız bir müşteriye yeniden satıldığı fiyattan makul bir brüt satış kârı düşülerek emsal alış fiyatını bulur. Yurt dışındaki üreticiden ürün alıp Türkiye pazarında satan dağıtıcı şirketler için doğal bir seçenektir. Dağıtıcının ürüne kendi markasını veya ciddi bir işleme katkısını eklemediği durumlarda daha güvenilir sonuç verir.
4. İşlemsel kâr yöntemleri
İşlemsel kâr yöntemleri, işlemden doğan kârı esas alır ve kanunda iki yöntem olarak sayılır. İşleme dayalı net kâr marjı yöntemi, şirketin kontrol altındaki işlemden maliyet, satış veya varlık gibi bir tabana göre elde ettiği net kâr marjını inceler. Kâr bölüşüm yöntemi ise ortak işlemlerden doğan toplam kâr veya zararı, tarafların üstlendiği işlevler ve riskler oranında paylaştırır.
5. Mükellefin belirleyeceği yöntem
Emsal fiyata yukarıdaki yöntemlerden hiçbiriyle ulaşmak mümkün değilse, mükellef işlemin niteliğine uygun kendi yöntemini kullanabilir. Bu esneklik, değerlemesi güç gayri maddi haklar gibi özel işlemler için tanınmıştır. Seçilen yöntemin neden gerekli olduğunu ve nasıl uygulandığını raporda gerekçelendirmek, burada her zamankinden daha önemlidir.
| Yöntem | Neyi karşılaştırır? | Tipik kullanım alanı | Dikkat edilecek nokta |
|---|---|---|---|
| Karşılaştırılabilir fiyat | İşlem fiyatını bağımsız piyasa fiyatıyla | Aynı ürünün hem gruba hem dışarıya satıldığı durumlar | Ürün, miktar ve ödeme koşullarındaki farklar |
| Maliyet artı | Maliyete eklenen brüt kâr oranını | Fason üretim, grup içi destek hizmetleri | Maliyet tabanının kapsamı |
| Yeniden satış fiyatı | Yeniden satış fiyatından düşülen brüt kârı | Grup ürününü Türkiye’de satan dağıtıcılar | Dağıtıcının üstlendiği işlev ve riskler |
| İşleme dayalı net kâr marjı | Seçilen tabana göre net kâr marjını | Benzer işlev gören bağımsız şirket verisinin bulunduğu işlemler | Karşılaştırma şirketlerinin seçimi |
| Kâr bölüşüm | Ortak kârın taraflar arasındaki dağılımını | Birbirine sıkı bağlı, iki tarafın da değer kattığı işlemler | İşlev ve risk analizinin derinliği |
Tablodaki ilk üç yöntem ile işlemsel kâr yöntemleri, OECD’nin rehberindeki yaklaşımla uyumludur. OECD, rehberin ilk sürümünün 1995’te OECD Konseyi tarafından onaylandığını ve güncel sürümün Ocak 2022 tarihli olduğunu belirtir; metnin tamamına OECD Transfer Pricing Guidelines 2022 bağlantısından ulaşabilirsiniz. Türk mevzuatında açık hüküm bulunmayan konularda bu rehber yorum için yol gösterir.
Grup içi işlemlerinizi birlikte belgeleyelim
İlişkili kişi işlemlerinizi, uygun yöntemi ve hazırlamanız gereken raporları beyanname takviminize göre netleştirmek için uzman kadromuzla ön değerlendirme yapabilirsiniz.
Transfer fiyatlandırması raporu: kim, ne zaman hazırlar?
Transfer fiyatlandırması raporu, şirketin bir hesap döneminde ilişkili kişilerle yaptığı işlemleri, seçilen yöntemi ve emsal analizini anlatan yıllık belgedir. Raporu kimin hazırlayacağını 1 Seri No.lu Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı Hakkında Genel Tebliğ belirler. Kapsam, şirketin hangi vergi dairesine kayıtlı olduğuna göre değişir.
Tebliğin 4 Seri No.lu değişiklikle (Resmî Gazete, 01.09.2020) aldığı hâle göre büyük mükellefler vergi dairesine kayıtlı kurumlar, ilişkili kişilerle yaptıkları hem yurt içi hem yurt dışı işlemler için rapor hazırlar. Diğer kurumlar vergisi mükelleflerinde rapor yalnızca yurt dışındaki ilişkili kişilerle yapılan işlemleri kapsar. 5 Seri No.lu Tebliğ (Resmî Gazete, 17.10.2024) ile bu dairenin adı İstanbul Defterdarlığı Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Müdürlüğü olarak güncellendi.
Yıllık rapor, kurumlar vergisi beyannamesinin verilme süresine kadar hazırlanır ve bu süre bittikten sonra istenirse idareye veya incelemeye yetkili olanlara ibraz edilir. Takvim yılını hesap dönemi olarak kullanan bir şirket için bu, beyannamenin verildiği Nisan ayının sonu demektir. Rapor beyannameyle birlikte gönderilmez; ancak beyanname ekindeki transfer fiyatlandırması formunda ilişkili kişi işlemleri ayrı olarak bildirilir.
Genel rapor ve ülke bazlı rapor kimleri ilgilendirir?
Büyük gruplar için iki ek belge daha vardır. Genel rapor, çok uluslu bir işletme grubuna bağlı olup önceki hesap dönemi beyannamesine göre aktif toplamı ve net satışlarının ikisi de 500 milyon TL ve üzerinde olan kurumlarca hazırlanır. Bu rapor, ilgili hesap dönemini izleyen hesap döneminin sonuna kadar hazırlanır ve istendiğinde ibraz edilir.
Ülke bazlı rapor ise önceki dönem konsolide grup geliri 750 milyon Avro ve üzerinde olan çok uluslu grupları ilgilendirir. Rapor, raporlanan hesap döneminden sonraki on ikinci ayın sonuna kadar elektronik ortamda sunulur. 5 Seri No.lu Tebliğ, grup üyelerinin ülke bazlı raporlama bildirim formunu hesap döneminin bitimini izleyen altıncı ayın sonuna kadar vermesini öngörür.
| Belge | Kimler hazırlar? | Süre |
|---|---|---|
| Yıllık transfer fiyatlandırması raporu | Büyük mükellefler: yurt içi ve yurt dışı işlemler; diğer kurumlar: yalnızca yurt dışı işlemler | Kurumlar vergisi beyannamesinin verilme süresi sonuna kadar |
| Genel rapor | Çok uluslu gruba bağlı, aktif toplamı ve net satışları 500 milyon TL ve üzeri kurumlar | İzleyen hesap döneminin sonuna kadar |
| Ülke bazlı rapor | Konsolide grup geliri 750 milyon Avro ve üzeri grupların Türkiye’deki ilgili işletmesi | Raporlanan dönemden sonraki 12. ayın sonuna kadar |
| Ülke bazlı raporlama bildirim formu | Bu gruplara bağlı Türkiye’deki üyeler | Hesap döneminin bitimini izleyen 6. ayın sonuna kadar |
Eşikler ve süreler tebliğ değişiklikleriyle güncellenebilir. Raporu hazırlamadan önce tebliğin yürürlükteki metnini kontrol etmenizi öneririz.
Peşin fiyatlandırma anlaşması ne sağlar?
Peşin fiyatlandırma anlaşması, şirketin ilişkili kişi işlemlerinde kullanacağı yöntemi önceden idareyle anlaşarak belirlemesidir. Kanuna göre bu yöntem, üç yılı aşmamak üzere anlaşmada belirlenen süre ve şartlar içinde kesinlik taşır. Cumhurbaşkanı bu süreyi beş yıla kadar uzatmaya yetkilidir.
Anlaşma, aynı tür işlemi her yıl yüksek hacimle tekrarlayan gruplar için öngörülebilirlik sağlar. Şartlar uygunsa, belirlenen yöntem zamanaşımına uğramamış geçmiş dönemlere de uygulanabilir. Başvuru ayrıntılı bir işlev ve risk analizi ister; bu yüzden hazırlık süreci, yıllık rapordan daha uzun bir çalışma gerektirir.
Emsale aykırı fiyatın vergisel sonucu
Fiyat emsallere uygunluk ilkesine aykırı belirlenmişse, aradaki fark transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü dağıtılmış kazanç sayılır. Kanun bu tutarı, şartların gerçekleştiği hesap döneminin son günü itibarıyla dağıtılmış kâr payı veya dar mükellefler için ana merkeze aktarılan tutar olarak kabul eder. Kanunun 11. maddesi de bu kazancı, kurum kazancının tespitinde indirimi kabul edilmeyen kalemler arasında sayar.
Ceza tarafında belgelendirmenin somut bir karşılığı vardır. Belgelendirme yükümlülüklerini tam ve zamanında yerine getiren kurumlarda, örtülü kazanç nedeniyle doğan vergi ziyaı cezası %50 indirimli uygulanır. Vergi Usul Kanunu’nun 359. maddesindeki fiillerle vergi ziyaına yol açılması bu indirimin dışında kalır. Raporu süresinde hazırlamak, bu nedenle doğrudan ölçülebilir bir koruma sağlar.
Yurt içi işlemler için ayrı bir kural da var. Tam mükellef kurumlar ile yabancı kurumların Türkiye’deki iş yeri veya daimi temsilcileri arasındaki yurt içi işlemlerde örtülü kazanç kabulü, Hazine zararının doğmasına bağlıdır. Hazine zararı, emsale aykırı fiyat nedeniyle tarafların vergilerinin eksik veya geç tahakkuk etmesidir. Örtülü kazancın düzeltme ve vergilendirme ayrıntıları ayrı bir yazının konusudur.
Örnek senaryo: dağıtıcı şirkette yöntem seçimi
Aşağıdaki senaryo tamamen kurgusaldır. Almanya’daki bir üretici grubun Türkiye’de kurduğu limited şirket, grup ürünlerini satın alıp Türkiye’deki bayilere satıyor olsun. Şirket ürüne bir işlem eklemiyor, pazarlama ve tahsilat riskini kendisi taşıyor.
Bu yapıda ilk akla gelen yöntem yeniden satış fiyatı yöntemidir. Benzer işlev gören bağımsız dağıtıcıların brüt kâr oranlarına ulaşılabiliyorsa, ana şirketten alış fiyatının emsale uygun olup olmadığı bu oranla test edilir. Bağımsız dağıtıcı verisi bulunamıyorsa, işleme dayalı net kâr marjı yöntemiyle benzer şirketlerin faaliyet kârı marjlarına bakılabilir.
Şirket aynı zamanda ana şirkete Türkiye pazarı için danışmanlık hizmeti veriyorsa, bu ikinci işlem ayrı değerlendirilir. Hizmet işlemi için çoğu durumda maliyet artı yöntemi daha uygun düşer. Tek bir şirkette birden fazla yöntemin kullanılması olağandır; önemli olan, her işlem için seçimin gerekçesini rapora yazmaktır.
Sahada sık gördüğümüz hatalar
Danışanlarımızın transfer fiyatlandırmasıyla ilgili sorularında aynı birkaç eksik tekrar ediyor. İlki, raporu yalnızca büyük grupların yükümlülüğü sanmaktır; yurt dışındaki ilişkili kişiyle tek bir hizmet faturası kesen küçük bir şirket de rapor kapsamına girer. İkincisi, grup içi sözleşmeleri yazılı hâle getirmeden fatura kesmektir.
Üçüncü hata, ana şirketin hazırladığı global dokümantasyonu Türkiye için yeterli saymaktır. Türk mevzuatı, Türkiye’deki şirketin işlemlerine özgü analiz ister. Dördüncüsü, yıl sonunda yapılan tek seferlik fiyat düzeltmesinin vergi ve fatura etkisini hesaba katmamaktır.
Son olarak, cari hesap ve borç ilişkileri sıkça gözden kaçar. Ortaktan alınan veya ortağa verilen borcun faizsiz bırakılması da kanuna göre ilişkili kişi işlemidir ve emsal faiz açısından değerlendirilir. Beyanname dönemlerinin genel takvimini ve diğer yükümlülükleri vergi mevzuatı kategorimizdeki yazılardan takip edebilirsiniz.
Akal CPA olarak transfer fiyatlandırmasını yıl sonunda doldurulan bir rapor olarak değil, grup içi sözleşmelerle başlayan bir süreç olarak ele alıyoruz. Transfer fiyatlandırması danışmanlığı hizmetimizde ilişkili kişi işlemlerinizi tespit ediyor, yöntem seçimini ve emsal analizini belgeliyor, yıllık raporu beyanname takvimine uygun hazırlıyoruz.
Size özel yol haritasını birlikte çıkaralım
Akal CPA’da her süreç, işletmenizin yapısına ve hedeflerine göre yapılan bir ön değerlendirmeyle başlar. Grup içi işlemleriniz ve transfer fiyatlandırması yükümlülükleriniz için size özel yol haritasını birlikte çıkarmak isterseniz bizimle iletişime geçin.
Bu yazıdaki tutar ve oranlar Ekim 2026 itibarıyla günceldir.
Bu içerik Akal CPA uzman kadrosu tarafından hazırlanmıştır. Akal CPA, 1975’ten bu yana Ankara’da yerli ve yabancı yatırımcılara şirket kuruluşu, muhasebe, vergi ve bordro danışmanlığı sunar. Transfer fiyatlandırmasına ilişkin hükümler, 5520 sayılı Kanun’un 13. maddesi ve 1 Seri No.lu Genel Tebliğ’in değişiklikleriyle birlikte esas alınarak derlenmiştir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; kendi durumunuz için profesyonel değerlendirme alın.
Son güncelleme: 17.10.2026
Sıkça Sorulan Sorular
Transfer fiyatlandırması raporunu her şirket hazırlamak zorunda mı?
Hayır. Rapor, ilişkili kişilerle işlem yapan kurumlar vergisi mükelleflerini ilgilendirir. Büyük mükellefler vergi dairesine kayıtlı kurumlar yurt içi ve yurt dışı işlemleri için, diğer kurumlar ise yalnızca yurt dışındaki ilişkili kişilerle yaptıkları işlemler için rapor hazırlar.
Transfer fiyatlandırması raporu vergi dairesine gönderilir mi?
Yıllık rapor, kurumlar vergisi beyannamesinin verilme süresine kadar hazırlanır ve şirkette saklanır. İdare veya inceleme elemanı istediğinde ibraz edilir. İlişkili kişi işlemlerinin özeti ise beyanname ekindeki form ile bildirilir.
Ortağa faizsiz borç vermek transfer fiyatlandırması konusu mu?
Evet. Kanun, ödünç para alınması ve verilmesini her durumda mal veya hizmet alım satımı sayar. Ortağa veya grup şirketine faizsiz ya da piyasanın altında faizle borç kullandırmak, emsal faiz açısından değerlendirilir.
Hangi transfer fiyatlandırması yöntemi seçilmeli?
Kanun yöntemler arasında sıralama yapmaz; işlemin mahiyetine en uygun yöntemin seçilmesini ister. Seçim, işlemin türüne, tarafların işlev ve risklerine ve ulaşılabilen karşılaştırma verisine göre yapılır. Gerekçenin raporda açıkça yazılması gerekir.
Yurt içindeki iki grup şirketi arasındaki işlemler de kapsamda mı?
Kapsamdadır, ancak yurt içi işlemlerde örtülü kazanç kabulü Hazine zararı şartına bağlıdır. Yani emsale aykırı fiyat nedeniyle tarafların vergilerinin eksik veya geç tahakkuk etmiş olması gerekir. Büyük mükellefler bu işlemleri yıllık rapora da almak zorundadır.
Rapor hazırlamak cezayı tamamen ortadan kaldırır mı?
Kaldırmaz. Fiyat emsale aykırıysa fark vergilendirilir; ancak belgelendirme tam ve zamanında yapılmışsa vergi ziyaı cezası %50 indirimli uygulanır. Vergi Usul Kanunu’nun 359. maddesindeki fiillerle vergi ziyaına yol açılan durumlar bu indirimden yararlanamaz.
