Bilanço nedir sorusunun kısa cevabı şöyle: bilanço, bir şirketin belirli bir tarihte sahip olduğu varlıkları ve bu varlıkları hangi kaynaklarla finanse ettiğini iki taraflı olarak gösteren finansal tablodur. Sol tarafta aktif, yani şirketin elindekiler yer alır. Sağ tarafta pasif bulunur; bu taraf borçları ve ortakların şirkette bıraktığı payı gösterir. İki tarafın toplamı her zaman birbirine eşittir.
Şirketi satın almayı, ortak olmayı veya ona kredi vermeyi düşünen bir yatırımcı için bilanço, ilk açılan belgelerden biridir. Bu yazıda bilançonun yasal çerçevesini, aktif ve pasif kalemleri tek tek nasıl okuyacağınızı ve bir yatırımcının özellikle bakması gereken yedi kalemi anlatıyoruz. Şirketin dönem içindeki kazancı ve nakit hareketleri ayrı tabloların konusu olduğu için burada yalnızca bilançonun kendisine odaklanıyoruz.
Özet
Öne Çıkanlar
- Bilanço nedir sorusunun özü, şirketin belirli bir gündeki varlıklarını ve bu varlıkların borçla mı yoksa ortak sermayesiyle mi finanse edildiğini göstermesidir.
- Tek Düzen Hesap Planı bilançoyu beş hesap sınıfında toplar: dönen varlıklar, duran varlıklar, kısa vadeli yabancı kaynaklar, uzun vadeli yabancı kaynaklar ve özkaynaklar.
- Dönen ve duran varlıklar ile kısa ve uzun vadeli borçlar arasındaki ayrım, bir yıl veya normal faaliyet dönemi ölçütüne göre yapılır.
- Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği’ne göre “Diğer” başlıklı bir kalem, ait olduğu grubun toplamının %20’sini aşarsa ayrı bir başlık altında gösterilir.
- Türk Ticaret Kanunu’nun 376. maddesine göre son yıllık bilançoda sermaye ile kanuni yedeklerin yarısı zararla karşılıksız kalmışsa yönetim, genel kurulu hemen toplantıya çağırır.
Bilanço nedir ve hangi soruya cevap verir?
Bilanço, şirketin tek bir güne ait fotoğrafıdır. Gelir tablosu bir dönemin filmini gösterirken bilanço, o dönemin son gününde şirketin neye sahip olduğunu ve kime ne kadar borçlu olduğunu söyler. Bu yüzden bilançonun başlığında her zaman bir tarih bulunur; ticari hayatta bu tarih çoğunlukla 31 Aralık’tır.
Bilanço, finansal raporlama setinin yalnızca bir parçasıdır. Diğer tabloların neler olduğunu ve kimin için hazırlandığını finansal raporlama nedir yazımızda anlattık. Bu yazıda o setin ilk tablosunu, satır satır okunacak şekilde ele alıyoruz.
Bilançoyu okurken akılda tutulması gereken bir sınır da var. 1 Sıra No.lu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği, bilançonun varlıkların bugünkü değerini veya tasfiye hâlinde satılınca elde edilecek tutarı yansıtan bir tablo olmadığını açıkça belirtir. Bir fabrika binası bilançoda maliyet bedeli ve birikmiş amortismanla görünür; piyasa değeri bundan çok farklı olabilir.
Bilanço kim tarafından ve hangi kurala göre hazırlanır?
Bilançoyu hazırlama sorumluluğu şirket yönetimindedir. Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 64. maddesi her tacire ticari defter tutma, 66. maddesi ise her faaliyet döneminin sonunda envanter çıkarma yükümlülüğü getirir. Kanuna göre hesap yılı on iki ayı geçemez. Bilanço, bu envanterin özetlenmiş ve sınıflandırılmış hâlidir.
Türkiye’de bilançonun iki yaygın biçimi vardır. Bilanço esasına göre defter tutan şirketler, Vergi Usul Kanunu’na dayanan Tek Düzen Hesap Planı ile hazırlanan bilançoyu kullanır. Bağımsız denetime tabi şirketler ise Kamu Gözetimi Kurumu’nun (KGK) yayımladığı standartlara göre finansal durum tablosu düzenler. Hangi şirketin hangi çerçeveyi uyguladığını TFRS nedir yazımızda ayrıntılı ele aldık.
Aktif pasif nedir, bilanço neden hep denktir?
Aktif, şirketin kontrol ettiği ve ileride ekonomik fayda sağlaması beklenen varlıkların toplamıdır. Pasif ise bu varlıkların kaynağını gösterir: ya bir alacaklıdan gelmiştir ya da ortaklar koymuş veya kârı şirkette bırakmıştır. Her varlığın bir kaynağı olduğu için iki taraf matematiksel olarak eşittir.
Bu eşitlik bilançonun temel denklemidir: varlıklar, yabancı kaynaklar ile özkaynakların toplamına eşittir. Şirket bankadan kredi çektiğinde aktifte banka hesabı, pasifte banka kredisi aynı tutarda artar. Ortak sermaye koyduğunda bu kez pasifte özkaynak büyür. Denklik bozulmaz; değişen yalnızca kaynağın türüdür.
Tebliğ, denkliğin kalemleri birbirinden düşerek sağlanmasına izin vermez. Metne göre bilanço hesapları arasında mahsup yapılamaz. Örneğin aynı bankaya hem mevduatı hem kredisi olan bir şirket, ikisini netleştirip tek bir rakam göstermez; mevduat aktifte, kredi pasifte ayrı ayrı yer alır.
Dönen ve duran varlıklar: aktif tarafı okumak
Aktif taraf iki büyük gruba ayrılır. Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği’ne göre dönen varlıklar, bir yıl veya işletmenin normal faaliyet dönemi içinde paraya çevrileceği ya da kullanılacağı tahmin edilen varlıklardır. Duran varlıklar ise normal şartlarda bir yıl içinde elden çıkarılması düşünülmeyen veya yararı bir yılda tükenmeyecek varlıklardır.
Tek Düzen Hesap Planı’nda dönen ve duran varlıklar şu ana gruplara ayrılır:
| Hesap sınıfı | Başlıca hesap grupları | Okurken sorulacak soru |
|---|---|---|
| 1 Dönen varlıklar | Hazır değerler, menkul kıymetler, ticari alacaklar, diğer alacaklar, stoklar, gelecek aylara ait giderler, diğer dönen varlıklar | Bu kalemler bir yıl içinde gerçekten nakde dönüşebilir mi? |
| 2 Duran varlıklar | Ticari ve diğer alacaklar, mali duran varlıklar, maddi duran varlıklar, maddi olmayan duran varlıklar, özel tükenmeye tabi varlıklar, diğer duran varlıklar | Şirketin üretim gücü ve uzun vadeli yatırımları neye bağlı? |
| 3 Kısa vadeli yabancı kaynaklar | Mali borçlar, ticari borçlar, diğer borçlar, alınan avanslar, ödenecek vergi ve diğer yükümlülükler, borç ve gider karşılıkları | Bir yıl içinde ödenecek borçlar hangi varlıkla karşılanacak? |
| 4 Uzun vadeli yabancı kaynaklar | Mali borçlar, ticari borçlar, diğer borçlar, alınan avanslar, borç ve gider karşılıkları | Vadesi bir yılı aşan yük şirketin büyüklüğüne oranla makul mü? |
| 5 Özkaynaklar | Ödenmiş sermaye, sermaye yedekleri, kâr yedekleri, geçmiş yıllar kârları, geçmiş yıllar zararları, dönem net kârı (zararı) | Ortakların payı büyüyor mu, zararla mı eriyor? |
Aynı tür kalem iki ayrı sınıfta görünebilir. Vadesi iki yıl sonra dolacak bir alacak duran varlıklarda izlenir. Tebliğe göre dönem sonunda vadesi bir yılın altına inen kısım, dönen varlıklardaki ilgili hesaba aktarılır. Bilançoyu okurken bu aktarmanın yapılıp yapılmadığına bakmak, vade yapısını doğru görmenizi sağlar.
TFRS uygulayan şirketlerde 12 ay ölçütü
KGK standartlarına göre hazırlanan finansal durum tablosunda mantık benzerdir, ancak ölçütler daha ayrıntılıdır. 2027’den itibaren uygulanacak TFRS 18’in 99. paragrafına göre bir varlık; normal faaliyet döngüsü içinde geri kazanılması bekleniyorsa, esas olarak ticari amaçla elde tutuluyorsa, raporlama döneminden sonraki 12 ay içinde geri kazanılacaksa veya kullanımı kısıtlanmamış nakit ya da nakit benzeriyse dönen varlıktır. Bu şartların dışında kalan her varlık duran varlık sayılır.
Borç tarafında da benzer bir kural vardır. TFRS 18’in 101. paragrafı, şirketin raporlama dönemi sonu itibarıyla ödemeyi en az 12 ay sonraya erteleme hakkı yoksa yükümlülüğün kısa vadeli sınıflandırılmasını ister. Kredi sözleşmesindeki bir şartın ihlali bu hakkı ortadan kaldırabilir; uzun vadeli görünen bir kredi bu nedenle bir anda kısa vadeye geçebilir.

Pasif taraf: yabancı kaynaklar ve özkaynaklar
Pasif taraf, şirketin parasının nereden geldiğini anlatır. Tebliğe göre kısa vadeli yabancı kaynaklar bir yıl içinde ödenmesi gereken borçlardan, uzun vadeli yabancı kaynaklar ise bir yıldan sonra ödenecek borçlardan oluşur. Banka kredileri, tedarikçiye olan borçlar, müşteriden alınan avanslar ve ödenecek vergiler bu tarafta yer alır.
Pasifte en çok gözden kaçan grup, borç ve gider karşılıklarıdır. Kıdem tazminatı karşılığı veya dönem kârı üzerinden hesaplanan vergi karşılığı henüz ödenmemiş ama doğmuş yükleri gösterir. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32. maddesine göre kurumlar vergisi genel oranı %25 olduğu için kârlı bir şirkette bu karşılık, kısa vadeli borçların önemli bir kısmını oluşturabilir.
Özkaynaklar neyi gösterir?
Özkaynaklar, ortakların şirketteki net payıdır. Tebliğe göre özkaynaklar; ödenmiş sermaye, sermaye yedekleri, kâr yedekleri, geçmiş yıllar kârları veya zararları ve dönem net kârı ya da zararından oluşur. Geçmiş yıllar zararları ile dönem zararı bu grupta indirim kalemi olarak, eksi işaretle gösterilir.
Sermaye yedekleri ile kâr yedekleri arasındaki fark önemlidir. Kâr yedekleri, şirketin kendi faaliyetiyle kazanıp dağıtmadığı kârdan oluşur. Sermaye yedekleri ise hisse senedi ihraç primi veya yeniden değerleme artışı gibi faaliyet dışı kalemlerden gelir. Tebliğ, sermaye yedeklerinin gelir unsuru olarak gelir tablosuna aktarılamayacağını belirtir.
Bilançoyu okurken eşikler
Kaynak: Türk Ticaret Kanunu md. 376, 1 Sıra No.lu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği, TFRS 18
Bilanço nasıl okunur? Yatırımcının bakması gereken 7 kalem
Bilanço nedir sorusunu teoride cevaplamak kolaydır; asıl iş, tabloyu bir karar için okumaktır. Bilanço nasıl okunur sorusuna verdiğimiz pratik cevap, toplamlardan değil, riskin biriktiği kalemlerden başlamaktır. Danışanlarımızla bir şirketi incelerken ilk turda baktığımız kalemler şunlardır:
- Hazır değerler: Kasa ve banka bakiyeleri, şirketin hemen kullanabileceği parayı gösterir. Bilanço gününe denk gelen tek seferlik bir tahsilat bu rakamı olduğundan güçlü gösterebilir; önceki dönemle karşılaştırın.
- Ticari alacaklar ve şüpheli alacaklar: Alacakların satışlara göre hızla büyümesi, tahsilatta sorun olduğunu düşündürebilir. Şüpheli ticari alacaklar ve bunlar için ayrılan karşılık, tahsil edilemeyen kısmın ne kadar olduğunu gösterir.
- Stoklar: Yüksek stok her zaman güç anlamına gelmez. Stok değer düşüklüğü karşılığı ayrılıp ayrılmadığı, eski veya satılamayan malın tabloda maliyet bedelinden durup durmadığını anlamanızı sağlar.
- Maddi duran varlıklar ve birikmiş amortisman: Brüt tutara oranla yüksek bir birikmiş amortisman, makine parkının eskidiğine ve yakın zamanda yatırım gerekeceğine işaret edebilir.
- Mali borçlar: Banka kredilerinin kısa ve uzun vadeye dağılımı, şirketin önümüzdeki 12 ayda ne kadar geri ödeme yapacağını gösterir. Uzun vadeli kredilerin anapara taksitleri kısa vadeli mali borçlar içinde ayrı bir satırda izlenir.
- Ortaklardan alacaklar ve ortaklara borçlar: Bu iki kalem, şirket ile ortakları arasındaki para trafiğini gösterir. Büyük tutarlı ve uzun süredir kapanmayan bakiyeler, yatırımcının ayrıca sorması gereken bir konudur.
- Geçmiş yıllar zararları: Özkaynaklardaki bu eksi kalem, sermayenin ne ölçüde eridiğini gösterir. Zarar belirli bir eşiği aşarsa aşağıda anlattığımız TTK 376 süreci başlar.
Bu yedi kalemin yanında “Diğer” başlıklı satırlara da bakın. Tebliğe göre “Diğer” altında gösterilen bir kalem, ait olduğu grubun toplamının %20’sini aşarsa ayrı bir başlıkla gösterilir. Büyük tutarların genel bir satırda toplanması bu kurala aykırı olabilir ve açıklama istemeyi gerektirir.
Hangi oranlar hızlı bir fikir verir?
Bilanço kalemlerinden üretilen birkaç oran, ilk değerlendirmeyi kolaylaştırır. Bu oranlar mevzuatın belirlediği sınırlar değildir; sektöre, şirketin yaşına ve büyüme dönemine göre farklı yorumlanır. Aşağıdaki tablo en sık kullandıklarımızı özetler:
| Oran | Nasıl hesaplanır? | Ne anlatır? |
|---|---|---|
| Cari oran | Dönen varlıklar / kısa vadeli yabancı kaynaklar | Bir yıl içindeki borçların, bir yıl içinde nakde dönecek varlıklarla karşılanma gücü |
| Asit test oranı | (Dönen varlıklar – stoklar) / kısa vadeli yabancı kaynaklar | Stok satılmadan kısa vadeli borçların ödenip ödenemeyeceği |
| Nakit oranı | Hazır değerler / kısa vadeli yabancı kaynaklar | Yalnızca eldeki nakitle ödeme gücü |
| Borç / özkaynak oranı | Toplam yabancı kaynaklar / özkaynaklar | Şirketin ne ölçüde borçla finanse edildiği |
| Özkaynak oranı | Özkaynaklar / toplam aktif | Varlıkların ne kadarının ortak parasıyla karşılandığı |
Tek bir yılın oranı az şey söyler. Aynı oranı en az iki üç yıl boyunca ve aynı sektördeki benzer şirketlerle karşılaştırmanızı öneriyoruz. Bilanço tek günün fotoğrafı olduğu için yıl sonuna denk gelen bir kredi kapaması veya büyük bir tahsilat oranları geçici olarak iyileştirebilir.
Sermaye kaybı ve borca batıklık: TTK 376 bilançoyu nasıl kullanır?
Bilanço nedir diye soran yatırımcıya hatırlattığımız bir nokta var: bilanço yalnızca yatırımcının değil, kanunun da okuduğu bir tablodur. Türk Ticaret Kanunu’nun 376. maddesine göre son yıllık bilançodan sermaye ile kanuni yedek akçeler toplamının yarısının zarar sebebiyle karşılıksız kaldığı anlaşılırsa yönetim kurulu, genel kurulu hemen toplantıya çağırır ve iyileştirici önlemleri sunar. Kanunun 633. maddesi bu hükümleri limited şirketlere de kıyasen uygular.
Eşik üçte ikiye ulaşırsa sonuç ağırlaşır. Maddeye göre bu durumda toplanan genel kurul, sermayenin üçte biriyle yetinmeye veya sermayenin tamamlanmasına karar vermezse şirket kendiliğinden sona erer. Borca batıklık şüphesi varsa yönetim, aktifleri hem işletmenin devamlılığı esasına hem de muhtemel satış fiyatlarına göre gösteren bir ara bilanço çıkarır.
Ticaret Bakanlığı’nın 376. maddenin uygulanmasına ilişkin tebliğinin geçici 1. maddesi, bu hesaplamalarda henüz ödenmemiş yabancı para borçlardan doğan kur farkı zararlarının dikkate alınmamasına imkân tanır. Güncelleme (Ekim 2026): 10 Ekim 2026 tarihli ve 33396 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklikle bu geçici hükmün süresi 1 Ocak 2027’den 1 Ocak 2028’e uzatıldı. Kur farkı zararını hesaptan çıkarmak bir seçimlik haktır; zararın ekonomik olarak var olduğu gerçeğini değiştirmez.
Hedef şirketin bilançosunu birlikte okuyalım
Yatırım yapmayı düşündüğünüz şirketin bilançosundaki riskli kalemleri ve vergi kayıtlarıyla standart tablolar arasındaki farkları görmek için uzman kadromuzla ön değerlendirme yapabilirsiniz.
Bilançoyu okurken sık yapılan hatalar
Danışanlarımızın en sık sorduğu konulardan biri, kârlı görünen bir şirketin neden nakit sıkıntısı çektiğidir. Cevap çoğu zaman bilançodadır: kâr, tahsil edilmemiş ticari alacaklarda veya depoda bekleyen stokta duruyor olabilir. Bilançodaki hazır değerler ile alacak ve stok tutarlarını birlikte okumak bu tabloyu netleştirir.
“Özkaynak yüksekse şirket değerlidir” düşüncesi de yanıltıcı olabilir. Özkaynak, varlıkların kayıtlı değerinden borçlar düşüldükten sonra kalan muhasebe tutarıdır. Şirketin piyasada ne kadar edeceği ise kârlılık beklentisine, sektöre ve pazarlığa bağlıdır; bu yüzden satın alma kararları bilanço rakamının ötesinde ayrı bir değerleme gerektirir.
Üçüncü hata, bilançoyu dipnotlarından ayırmaktır. Tebliğ, bilançoya ek bilgi olarak dipnotlar öngörür. Verilen teminatlar, ipotekler ve kefaletler gibi bilanço dışında kalan yükler çoğunlukla bu bölümde açıklanır; bir yatırımcının sözleşme öncesinde mutlaka okuması gereken kısım burasıdır.
Son olarak vergi bilançosu ile standartlara göre hazırlanan finansal durum tablosunun aynı rakamları vermesini beklemeyin. İki çerçeve değerleme, karşılık ve kiralama gibi konularda farklı kurallar uygular. Yabancı ortaklı bir şirkette ana şirkete gönderilen tablo ile vergi dairesine verilen bilanço arasındaki fark, çoğu zaman bir mutabakat tablosuyla açıklanabilir.
Bilanço nedir sorusundan yatırım kararına
Bilanço, bir şirketi tanımanın başlangıç noktasıdır; tek başına karar verdirmez. Gelir tablosu ve nakit akışlarıyla birlikte okunduğunda şirketin hem bugünkü durumu hem de oraya nasıl geldiği görünür hâle gelir. Standartların güncel Türkçe metinlerine KGK’nın Türkiye Muhasebe Standartları sayfasından ulaşabilirsiniz.
Akal CPA olarak yatırımcılar için hedef şirketin bilançosunu kalem kalem inceliyor, vergi kayıtları ile standartlara göre hazırlanan tablolar arasındaki farkları raporluyoruz. Finansal raporlama hizmetlerimiz kapsamında bilanço, finansal durum tablosu ve grup raporlama paketlerini aynı kayıt düzeninden hazırlıyoruz. Yatırım sürecinin diğer adımları için yatırım rehberi kategorimize göz atabilirsiniz.
Size özel yol haritasını birlikte çıkaralım
Akal CPA’da her süreç, işletmenizin yapısına ve hedeflerine göre yapılan bir ön değerlendirmeyle başlar. Yatırım yapmayı düşündüğünüz şirketin bilançosunu okumak ve riskli kalemleri görmek için size özel yol haritasını birlikte çıkarmak isterseniz bizimle iletişime geçin.
Bu yazıdaki tutar ve oranlar Ekim 2026 itibarıyla günceldir.
Bu içerik Akal CPA uzman kadrosu tarafından hazırlanmıştır. Akal CPA, 1975’ten bu yana Ankara’da yerli ve yabancı yatırımcılara şirket kuruluşu, muhasebe, vergi ve bordro danışmanlığı sunar. Bilanço grupları ve sınıflandırma kuralları 1 Sıra No.lu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği, TFRS 18 ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 376. maddesi esas alınarak derlenmiştir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; kendi durumunuz için profesyonel değerlendirme alın.
Son güncelleme: 17.10.2026
Sıkça Sorulan Sorular
Bilanço ile finansal durum tablosu aynı şey mi?
İkisi de şirketin belirli bir tarihteki varlık, borç ve özkaynaklarını gösterir. “Bilanço” ifadesi genellikle Tek Düzen Hesap Planı’na göre hazırlanan tabloyu, “finansal durum tablosu” ise KGK standartlarına göre hazırlanan tabloyu anlatır. Sınıflandırma ve değerleme kuralları farklı olduğu için rakamlar birbirinden ayrışabilir.
Bilanço hangi tarih itibarıyla hazırlanır?
Bilanço, hesap döneminin son günü itibarıyla hazırlanır; çoğu şirkette bu tarih 31 Aralık’tır. Özel hesap dönemi kullanan şirketlerde bilanço günü o dönemin bitiş tarihidir. Gerektiğinde ara dönemler için ara bilanço da çıkarılabilir.
Negatif özkaynak ne anlama gelir?
Negatif özkaynak, birikmiş zararların sermaye ve yedekleri aştığını, yani borçların varlıkların kayıtlı değerinden büyük olduğunu gösterir. Bu tablo, TTK’nın 376. maddesindeki sermaye kaybı ve borca batıklık değerlendirmesini gündeme getirir. Durumun hukuki sonucunu belirlemek için ara bilanço ve uzman değerlendirmesi gerekir.
Yeni kurulan bir şirketin bilançosu olur mu?
Evet, TTK her tacirin işletmenin açılışında envanter çıkarmasını ister ve bu envanter açılış bilançosuna dayanır. Açılış bilançosunda genellikle ödenmiş sermaye ve buna karşılık gelen banka bakiyesi ile kuruluş giderleri yer alır. İlk yıl sonu bilançosu ise şirketin ilk faaliyet döneminin sonunda düzenlenir.
Bir şirketin bilançosuna nasıl ulaşabilirim?
Borsada işlem gören şirketlerin finansal tabloları kamuya açıklanır. Halka açık olmayan bir şirketin bilançosu ise ancak şirketin kendisinden, ortaklık veya satın alma görüşmeleri sırasında gizlilik sözleşmesiyle istenebilir. Yatırım öncesinde son birkaç yılın bilançolarını dipnotlarıyla birlikte talep etmenizi öneriyoruz.
Bilanço tek başına şirketin değerini gösterir mi?
Göstermez; bilanço varlıkları çoğunlukla maliyet esasına göre gösterir ve şirketin gelecekteki kazanç gücünü yansıtmaz. Değerleme için kârlılık, nakit üretme kapasitesi, sektör ve pazar koşulları birlikte incelenir. Bilanço bu çalışmanın girdilerinden biridir.
